11 Eylül 2017 Pazartesi

Sürdürülebilir Kalkınmada İstek Birlikteliği - 2

Toplumumuzda farklı alanlarda çalışan bireyler bulunmaktadır. Zeytincilik, montaj hattında işçilik, mühendislik, veterinerlik ve benzeri görevler. İhtiyaçlarımızı karşılamak için kurduğumuz karmaşık ve karşılıklı faydaya dayalı düzeni uzun yıllardır sürdürmekteyiz. Tesis edilen yapı, bireylerin katkıları neticesinde diğer bireylerden hizmet ve ürün alabilmesini sağlamaktadır. Bu yazıda, kurulu yapıda yer alan, topluma katkı sağlayan ve bununla birlikte asgari ücret alan bireylerin, sağladıkları katkıya göre elde ettikleri faydayı tartışacağız.

Asgari Ücret Nedir?
Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 4. Maddesinin (d) bendi; “İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti” 
Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyon'unca belirlenen, işçilerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak ve Komisyonca belirtilen rakamdan düşük olamayacak ücrettir.
Madde 12 — İşçilere, Komisyonca belirlenen ücretlerden düşük ücret ödenemez.
Yurdumuzda yaklaşık 6,5 milyon asgari ücretli çalışan bulunmaktadır [1].  İşgücü Araştırması 2015 yılı sonuçlarına göre Türkiye’de toplam çalışan sayısı 26 milyon 621 bin kişi olarak tahmin edildiği düşünüldüğünde, 6,5 milyon rakamının sahip olduğu yüzdesel oran göze çarpmaktadır. Asgari ücretin miktarı iş yerlerine asılan Asgari Ücret Yazısı okunarak takip edilebilir. 

OECD verilerine göre Türkiye'de çalışanların yüzde 43,3'ü haftada 50 saatten fazla çalışmaktadır [2].
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi, haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğunu, aksi kararlaştırılmadıkça bu sürenin çalışma günlerine eşit olarak dağıtılacağını hükme bağlamaktadır.
Güncel net asgari ücretin 1404,6 TL olduğu [3] bilgisi ile, asgari ücret alan bir vatandaşın alım gücünü inceleyelim. 1 aylık asgari ücretin tamamı karşılığında alınabilecek ürünlerin bazıları:

  • 48,83 kg Dana Kıyma VEYA
  • 28,08 kg Dana Pirzola VEYA
  • 117 kg Tavuk But Izgara VEYA
  • 236 kg Baldo Pirinç VEYA
  • 653 l Uzun Ömürlü Süt VEYA
  • 117,5 kg Beyaz Peynir VEYA
  • 78 kg Siyah Zeytin
Yukarıdaki maddelerin her biri 1404,6 TL'ye karşılık gelmektedir, bu miktardan sadece 682 TL kira ve 205 TL (aylık akbil) ulaşım giderini çıkaralım:

  • 11,72 kg Dana Kıyma VEYA
  • 6,7 kg Dana Pirzola  VEYA
  • 28,1 kg Tavuk But Izgara VEYA 
  • 56,6 kg Baldo Pirinç VEYA
  • 156 l Uzun Ömürlü Süt VEYA
  • 28,2 kg Beyaz Peynir VEYA
  • 18,7 kg Siyah Zeytin
Elektrik, doğalgaz ve su giderlerini aylık 250 TL olarak hesaplar, giyim, kültürel ve sağlık masraflarını ihmal ederek yalnız 250 TL'yi çıkarırsak geriye 87,06 TL kalmakta. 87 TL ile alınabilecekler (her bir madde 87 TL etmektedir):
  • 3 kg Dana Kıyma VEYA
  • 1,7 kg Dana Pirzola VEYA
  • 7,2 kg Tavuk But Izgara VEYA
  • 14,6 kg Baldo Pirinç VEYA
  • 40,5 l Uzun Ömürlü Süt VEYA
  • 7,3 kg Beyaz Peynir VEYA
  • 4,83 kg Siyah Zeytin 
Asgari ücret ile asgari yaşam karşılanabilir mi? Haftada 45 saat sürekli çalışan bireyin zor şartlar altında geçimini sağlaması, bunun yanı sıra Türkiye'deki milyoner sayısının 16 bin kişi daha artması düşündürücü bir gelişme. Toplumun azınlığının artan gönenci kimlerden eksiliyor? 


Görsel 1. Türkiye'de Milyoner Sayısı [4]


  1. http://www.gazetevatan.com/2017-yilinda-asgari-ucret-ne-kadar-olacak--1018896-gundem/
  2. http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1347201-turkiyenin-mesaisi-bitmiyor
  3. https://www.csgb.gov.tr/home/Contents/Istatistikler/AsgariUcret 
  4. http://www.hurriyet.com.tr/milyoner-sayisi-16-bin-kisi-artti-40357105

10 Eylül 2017 Pazar

Sürdürülebilir Kalkınmada İstek Birlikteliği

Kişi, çalışarak topluma kattığı fayda, kalkınmaya verdiği destek karşılığında gönenç ve erinç içinde bir yaşam elde edebilmelidir. TÜİK’in araştırmasına göre 2015 yılında Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kümenin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,5. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik küme ise sadece yüzde 6,1 pay alabilmiş durumda. Katkı sağlayabileceği bir işte çalışabilme, yiyecek, giyecek, eğlence, kaliteli bir yaşam sağlayacak kadar gelir elde etme, barınma, sağlık, sosyal güvenlik, eğitim ve tekellerin veya aracıların oluşturabileceği haksız rekabetten uzak bir yaşam, topluma katkı sağlayan her bireye sağlanması gereken en düşük faydalardır. Kişiye sağlanması gereken bu hakların toplum genelindeki etkisi sürdürülebilir bir kalkınma olacaktır.

Görsel 1. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, TÜİK, 2015
[Kaynak: http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=21584]

Sürdürülebilir kalkınma, ulaşılmasının önemli ve gerekli olduğuna inanılan büyük bir amaç için bir araya gelen, öğrenmeye istekli ve yaşam dolu topluluklar (manevi güç) ile hayatın doğal akışına uygun bir şekilde gerçekleştirilebilir. Tam tersi durumu düşünürsek, sadece hayatını devam ettirmek için yaşayan, öğrenmeye isteği olmayan ve manevi çöküntü içerisindeki topluluklardan yaratılışlarına uygun olmayan bir düzen içerisinde kalkınmayı desteklemelerini istediğimiz sonucuna varırız. Amaç, istek ve manevi gücün bir araya getirilmesi, toplumumuzun arzu ettiği gönenci elde etmesi için gerek şartlardır. Toplumumuzdaki bireylerin yaşamlarından ne kadar memnun olduğunu araştıran TÜİK, 2016 yılında bireylerin sadece yüzde 61’inin memnun olduğu sonucuna vardı. Öğrenme isteğini kitap okuma alışkanlığı göstergeleri ile ölçer isek, TÜİK verilerine göre, kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada. Kitap okumaya ayırdığımız süre günde ortalama sadece 1 dakika.


Görsel 2. Yaşam Memnuniyeti Araştırması, TÜİK, 2016
[Kaynak: http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=24641]


Toplumumuzun temelinde amaç, istek ve manevi güç maddelerinde sorunlar olduğunu gözlemlemekteyiz. Sonraki yazılarda bu konudaki mevcut durumu daha yakından inceleyerek çözümü için birey olarak hangi adımları atabileceğimizi tartışacağız.

16 Nisan 2017 Pazar

Genç Nüfusun Toplam Nüfusa Oranı (%)


1971-2012 yılları arasında Türkiye, OECD ülkeleri ve G-7 ülkelerinde 15 yaş altındaki genç nüfusun toplam nüfusa oranını incelediğimizde, Türkiye'de 1971 yılında 41,7% olan genç nüfusun 2012'de 25,1%'ye düştüğünü görmekteyiz. 1971-2012 yılında 16,3% düşüşle Türkiye'nin, 9,95% OECD ve 8,81% ile G-7 ülkelerine kıyasla genç nüfusunu daha yüksek oranda kaybettiği görülmektedir.



1971 yılında Türkiye ve G-7 ülkeleri genç nüfus yüzdesindeki fark 15% iken, bu fark 2012 yılında 8% mertebelerinde düşmüştür. 1971 yılında Türkiye ve OECD ülkeleri genç nüfus yüzdesindeki fark 13% iken, bu fark 2012 yılında 7% mertebelerinde düşmüştür.

Kaynak: OECD 2017, Young population (indicator). doi: 10.1787/3d774f19-en

8 Nisan 2017 Cumartesi

Türkiye 2014-2017 Caffe Latte Fiyatları


2014-2017 yılları arasında Türkiye'de yaygın olan küresel kahve mağaza zincirinde satılan kahve fiyatlarını inceledik. Karşılaştırma yapabilmek için baz ürün olarak küçük (Tall) Caffe Latte ürününü tercih ettik. Kahve fiyatlarını TL bazında incelediğimizde 2014 yılında 5,5 TL olan Caffe Latte'nin 2017 yılında 7,75 TL'ye çıktığı ve her sene fiyatında artış gerçekleştiğini görmekteyiz.



Kahve fiyatlarındaki artışında önemli olabilecek 2 değişkeni inceledik. Amerikan Dolar'ının 2014 yılında 2,179 TL olduğunu ve 2017 yılında 3,5455 TL olduğunu görüyoruz (Ocak). Türkiye'de araştırma yaptığımız küresel kahve zincirinde kahve fiyatının USD bazında 2014 yılından beri düştüğü gözlemlenmiştir. 2014 yılında 2,52 USD olan Caffe Latte'nin 2017 yılında 2,18 USD'ye gerilediğini görüyoruz.

Diğer bir parametre ise dünyadaki Coffee Arabica fiyatıdır (USD/kg). Kahvenin dünya piyasasında 2014 yılından beri USD bazında 24,4 % arttığı görülmektedir. Türkiye'de USD'nin artışı ise 2014 yılında 38,5 % olmakla birlikte küçük Caffe Latte fiyatındaki artışın TL bazında 29% olduğu görülmektedir.

2 Nisan 2017 Pazar

Türkiye 2013-2016 Konut Satış Sayıları (İlk Satış)

Türkiye 2013-2016 konut ilk satış sayıları incelendiğinde, 2013 yılında 529 bin adet olan ilk konut satışının 2016 yılında 19.28%'lik artışla 631 bin adede çıktığı görülmektedir.


Konut ilk satışlarında 2014 yılında 2,27%, 2015 yılında 10,54% ve 2016 yılında bir önceki seneye göre 5,52% artış olduğu gözlemlenmiştir. Türkiye konut satışları sürekli artan bir eğilim içerisinde olmakla beraber emlak piyasasının genişlediği görülmektedir.

Kaynak: TÜİK

28 Mart 2017 Salı

Bireylerin Tütün Mamulü Kullanmaya Başlama Nedenlerinin Dağılımı, 2014

Türkiye'de 2014 yılında bireylerin tütün mamulü kullanmaya başlama nedenlerini incelediğimizde 36,2% ile merak etmenin en yüksek etken olduğunu görüyoruz. İkinci önemli nedenin de 29,4% ile bireylerin arkadaşlarının etkisi altında kalması kaynaklı olduğu gözlemlenmiştir. Arkadaş etkisini 16,8% ile özenti takip etmektedir.



Sigarayı bırakmanın zorlukları ve zararları göz önüne alındığında bireylerin sigaraya başlamasının başlıca nedenlerinin merak, çevre etkisi ve özenti olması dikkat çekmektedir. Bireylerden hiçbir neden olmadan tütün mamullerine başlayanların oranı ise 1,9%'dur.

Kaynak: TUİK

25 Mart 2017 Cumartesi

Türkiye 2009-2015 Doktora Eğitim Düzeyine Sahip Kişi Sayısı


Türkiye'de 2009-2015 arasında doktora eğitim düzeyine sahip kişi sayısını incelediğimizde 2009-2015 yılları arasında toplam 72711 kişi artışı olduğunu ve yıllık ortalama 10387 adede eşit olduğunu görmekteyiz.


Doktoralı kişi sayısındaki en düşük artış 2011-2012 yılında 696 kişi ile gerçekleşmiş olup, en yüksek artış ise 31561 kişi ile 2011-2012 yılları arasında gerçekleşmiştir. 2010-2015 arasındaki artış ise 2010-2011 arasındaki ile benzer olup 6000-8000 kişi/yıl bandında yer almaktadır.

Veriler TÜİK veritabanından derlenmiştir.